YESEV

YESEV

YEŞİLÇAM SİNEMA EMEKÇİLERİ SOSYAL DAYANIŞMA VE YAŞATMA VAKFI, sektörün öğüttüğü, unuttuğu, bizi bizi yapan hikayelerin mimarı Yeşilçam emekçilerinin hakettiği değeri görmeleri ve sektörden emekli olanların, hayatlarının sonuna kadar bu değerle birlikte yaşatılmalarını sağlayabilmek amacıyla 2016 tarihinde kurulmuştur.

YESEV Huzurevi

Bizler, sinema sektöründen uzun yıllardır ekmek yemiş, geçimini sağlamış, evlatlarını okutmuş bireyler olarak, Yeşilçam Sinema Emekçileri Vakfını kurarak bu sektöre teşekkürlerimizi sunmak istiyoruz. Yeşilçam’ın unutulmaz aktörleri, yönetmenleri, ve arka tarafta bu büyüyü var eden tüm set işçileri YEŞİLÇAM SİNEMA EMEKÇİLERİ SOSYAL DAYANIŞMA VE YAŞATMA VAKFI (YESEV) tarafından arsası tahsis edilen, Bodrum’da kurulacak yeni yuvalarında hem birlikte olmanın verdiği mutluluğu, hem de unutulmamanın verdiği huzur ve gururu yaşayacak…


Geçmişe dönüp baktığımızda, bugüne kadar Yeşilçam emekçileri için çok fazla bir şey yapılmadığını, gerek kamera önü, gerekse kamera arkasında çalışan emekçilerin, eğer maddi güçleri yoksa hayat standartları çok düşük koşullarda, hatta bir çoğunun hayatlarının son zamanlarını kimsenin dönüp bakmayacağı ucuz otel köşelerinde geçirip, sahipsizce öldüklerini gördük-görüyoruz. Biz de vakıf olarak tüm bu yoksunluklar içinde yaşamaya çalışan Yeşilçam emekçileri için bir huzurevi açmak istedik. Böylece hiçbir geliri olmayan 30 emekçimizi, ömürlerinin sonuna kadar hiçbir para ödemeksizin tüm hayat standartlarını iyileştirip burada misafir etmeyi planlıyoruz.


Ülkemize kazandırmak istediğimiz huzurevimizde, Amerika da da uygulanan Dedeler-Torunlar-Nineler konseptinde inşa edilecek ve böylece bir ilke imza atmış olacağız. Yani bu konsept ile huzurevi bünyesinde 3 adet anaokulu sınıfımız da olacaktır. Amaç birbirinden gittikçe uzaklaşan kuşakları bir araya getirerek yitirdiğimiz değerlerimizi hatırlatmak ve aile bağlarını güçlendirmektir. Böylece, yaşlılarımız  torunlarla, torunlarsa  belki de hiç olmayan dede ve nineleri ile buluşacaklardır. Anaokulu sınıflarından elde edilecek gelir, huzurevimizde ücretsiz olarak kalacak emekçilerimizin masraflarını karşılamak için kullanılacaktır... Amaç, huzurevinin gelirini sadece gönüllü yapılacak bağışlara bağlamadan, kendi kendine de yeter hale getirmektir.

Neden Huzurevi?

Eskiden, tıpkı hala severek izlediğimiz Yeşilçam filmlerinde ki gibi, bahçe içinde evlerde, komşuluğun, dayanışmanın hiç eksik olmadığı samimi mahallelerde otururduk... Değişen hayat standartları ve artan nüfusla birlikte, kentsel dönüşüm sonucu evlerimizin yerini çok katlı apartmanlar ya da rezidanslar aldı. Evlerin katları arttıkça, buna bağlı olarak masrafları da arttı ve bu artışa ters yönde ise birbirimizle olan dayanışmamız, paylaşımlarımız azaldı.


Pahalılaşan hayat, beraberinde aile fertlerinin hemen hemen hepsini çalışmaya zorlar hale getirdi. Eskiden aile reisi çalışır, çocuklar okur, yaşlılar o evlerde bakım görür ve huzur içinde ömrünü tamamlardı. Artık evlerimizde yaşlılarımıza bakacak annelerimiz, kızlarımız, gelinlerimiz de çalışmak zorundadır.


Bizleri dünyaya getiren, bizim için bir ömrü feda etmiş babalarımız, annelerimiz ya da dedelerimiz kentlileşmeyle gelen yalnızlığın içinde o koca koca binalarda, yan dairesindeki komşusunu bile tanımadan ömrünü pencere kenarından, dışarda akıp giden hayatı izleyerek geçirmektedirler.


Halbuki onların hakettiği; kaliteli yaşam koşullarının sağlandığı huzurevlerinde, düzenli sağlık ekipleri kontrolünde ilaç saatleri şaşmadan, tansiyonları düzenli olarak ölçülerek ve kendi akranlarıyla sosyal etkileşimlerde bulunarak yani yalnızlık çekmeden yaşamak olacaktır. Huzurevi kurmakta ki temel amacımız, onlara unutulmadıklarını, bir köşeye bırakılmadıklarını hissettirmektir. Bu yüzden sloganımız, onların ifadelerinden yola çıkarak şöyle olacaktır; “Bizler çocuklarımızın evinde köşe minderi değil, burada arkadaşlarımızla, hayatin içinde sağlıklı keyifli ve huzurlu DÖRT KÖŞE olmak istiyoruz.


Huzurevi için ön görülen bir kaç oda tasarımı

Oda 1
Oda 2
Oda 3


Kuşaklararası Öğrenme Merkezi (ILC)ismi verilen bu tür merkezlerin emsalleri Avrupa ve Amerika’da mevcut. Bu merkezlerde yaşlılar ve küçük çocuklar gün boyu birlikte zaman geçiriyorlar; müzik dinlemek, dans etmek, resim yapmak, birlikte yemek yemek, hikaye anlatım seansları düzenlemek gibi çeşitli aktiviteler yapıyorlar. Bu simbiyotik yaşamın, her iki yaş grubundakilere de olumlu anlamda bir şeyler kattığı aşikar:


Küçük çocuklar, yaşlılık ve yaşlanmayla ilgili bilgi sahibi oluyor, yaşlılarla ve engelli insanlarla sağlıklı iletişim kurmayı öğreniyor, kendilerinden çok daha fazla deneyim sahibi olan yaşlılardan öğreniyor ve koşulsuz sevgiyle tanışıyorlar.


Huzurevi sakinleri cephesinden bakıncaysa, hayatlarına giren “işleyen demir ışıldar” etkisiyle artık daha mutlulular. Kendilerini sosyal hayattan izole edilmiş veya yalnız hissetmelerinin ve bunun sebep olduğu depresyon ve benzeri rahatsızlıkların da önüne geçilmiş olmakta.


Bu projenin bir diğer önemli ayağı ise kreşin profesyonel bir işletme olarak işletilmesi ve huzurevinin gider kalemlerine önemli ölçüde katkıda bulunması. Böylelikle hem torunlarına hasret olan yaşlılar çocukların enerjisiyle hayata tutunuyor, hem de çocuklar yaşça kendilerinden büyük insanlarla iletişim kurmayı, empati yapmayı öğreniyorlar. Proje kendi alanında ülkemiz açısındansa bir ilk olma niteliği taşıyacaktır.

Oda 1
Oda 2

Bu hayalimizi gerçekleştirmek için hali hazırda Bodrum'da 5,000 m2 arazimiz, imara açık olarak huzurevi inşası için yol almayı beklemektedir.  Peki bizler tüm Türkiye'ye, böyle bir Vakfın kurulduğunu ve bir huzurevi yapmak istediğini nasıl anlatacağız?

Bu sorunun en güzel cevabı, her zaman yaptığımız gibi, çektiğimiz filmler yoluyla olacaktır... Bizler Türk sinemasına gönül vermiş insanlar olarak her zaman tüm derdimizi filmler yoluyla anlatmış ve anlaşılmış, destek görmüşüzdür…


DÖRT KÖŞE SİNEMA FİLMİ


Filmimiz; huzur evimizde yaşayan dört ihtiyarın, bir yıl önce girdikleri bir iddia sonucu huzur evinden hiç dışarı çıkmamış olmaları ve iddianın bitmesi üzerine, çocuklarının yanlarına gitmek istemeleri ile başlar. Ama çocukları hiçbir şekilde bizimkileri istememektedir. İhtiyarlar huzurevinden kaçıp çocukları ile yüzleşirler, belki de hayatlarının en büyük dersini de bu kaçışta alırlar... İzleyiciyi hem ağlatıp hem güldüreceğimiz bu aile filmi, Yeşilçam'a yıllarını vermiş sanatçıları oyuncu olarak kullanacağı için bu oyuncularımızı da bir şekilde hayata yeniden bağlayacaktır. Böylece onları unutmadığımızı, onlara hayatımızı oynadıkları filmlerle güzelleştirdikleri için, kocaman bir vefa borcumuz olduğunu da hatırlatmış olacağız.

BAĞIŞLARINIZ İÇİN

TL Hesabı

Vakıfbank Bodrum Şubesi
TR 56 0001 5001 5800 730425 9760

Euro Hesabı

Yesev Vakfı
Vakıfbank Bodrum Şubesi
00158048016190398
TR 93 00158048016190398

Dolar Hesabı

Yesev Vakfı
Vakıfbank Bodrum Şubesi
00158048016190401
TR 12 00158048016190401

Vakıf Adı

YEŞİLÇAM SİNEMA EMEKÇİLERİ SOSYAL DAYANIŞMA YAŞATMA VE YARDIMLAŞMA VAKFI

ADRES
ÇARŞI MAH. ATATÜRK CAD. NURİ APAK İŞ HANI NO.2/6 BODRUM/MUĞLA
TELEFON: 0252 31944 80